hoşça kal söğüt
bin ağrıya değişir yalnızlığı
ev deyince ödü patlıyor adamın
tam yirmi yıl geçmiş aradan
cenazeyi sabah kaldırdı sanırsın
bilmiyorum de boğulmayı, nasıl da soluyor
görmüyor musun
ben de geçerdim su kenarlarından
şeytanla oynaşır hep memnun dönerdim
sevincim taşardı ıslık çalardım
eve varınca, söğüt utanırdı benden
illallah ettirmişim
yazı uzar bir gelmeye denk getirenlerle
kulağı çocuklarda köylü
ne bayram ne ölüm ne düğün
ıpıslak öpücük elinin tersi mendil
devirmek gözü iki kişi
bu deliye söyle bunu söğüt
ya üstümüzdeki gök kör ediyor bizi
ya
korktuğumuz sudan mı ne
bütün baharlar geçti
söğüt yengiden caymış
bir türkü tutturmuş rüzgârla
kimsen yok
diyor bana
sen varsın, insan
bir ağacın arkasından bakmalı hayatına
o zaman onda sadece akıl bırakılmalıdır
bütün hatıralardan arınmış
bütün bilmeklerden
amalardan, keşkelerden
gözlerin ne renk?
neye bakıyorsam o renk
aklın?
vurgunu yankının
hiç gitmedin mi?
hiç gelmedim ki
ellerin iki yana düşebilir.
demek yalnızlık uçmağa dönüşebilir
ben ölümü bir hiç diye sevmişim
sen düştüğün yerden gölgeler büyüt
ben ölümü bir hiç diye sevmişim
sen hoşça kal hoşça kal söğüt
Yorumlar
Yorum Gönder