-Nerede? -Asıl o ne halde?
Sesini bile unutmuştu. Geride büyük bir hüzün bırakmış ve çok uzaklara gitmişti. Gittiği yeri bilmiyordu “Onu görmediğim her yer uzak.” demişti.
Sesini bile unutmuştu. Onunla konuşuyormuş gibi dalınca kendi sesine çarpıyor, bunu bilmiyordu. Yıllardır her gün aynı mesele. Bir insan ölünce unutulur da yaşarken aklın orta yerinden ayrılmaz.
Sesini bile unutmuştu. Olduğu yer dağ ve taş. Uzaklarda aramaya gücü yetmiyor, yakınlar çırılçıplak görünüyordu. Oturduğu yerden arıyordu O’nu. Duvarda, eşyada, demir korkulukta, basamaklarda, toprakta, bitkinin dalında ve yaprağında, bahçe kapısında, kapının kolunda, kendine çekmede, eşikte arıyordu.
Sesini bile unutmuştu. Bütün sabahları onun için karşılardı. Yolunu gözlerdi. Eksilmeyen bir sevinci vardı. Herkes biliyordu herkes onu ne denli sevdiğini biliyordu.
Sesini bile unutmuştu gün bile büyük bir suskunluk her yan tek çağrışımlı ve her şey tek bir suret uzak kocaman bir ülke kayboluyor yakın kanatan bir zulüm işkence eylemsizliğin dehşeti oluyor ne garip ... ... iki defa seslendirdi ona ismini söylemek hoşuna gidiyordu keşke her şeyi unutsa ne yazık aa garibim tüh ne halde mahvolmuş dizlerinizi dövün dövün ama bir adı var bari onun yıkılış hayır yok oluş aaaaaaaa nedir keramet aşağıya doğru incelen bir asa vakitleri ben söylüyorum o farkında bile değil kalk bu gün bu akşam bugün cuma bu kadar bilsen kafi çıt yok bu kadar bilsen kafi bu kadar bilsen kafi bu kadar bilsen kafi bu kadar bilsen kafi gün ile akşamın karıştığı bir cuma görmüştün onu böyle başlamıştı her şey her şey her şey ve kahrolsun noel ne bittiyse o zaman bitti yani yaşamak yani bitmek sonlanmak anlamında bitmek sesini bile unuttun işte ahmak adam senin de suçun evet
Yorumlar
Yorum Gönder