Ya Kuşlar?

Bugün ölürsem, biraz sonra ya da güneş şimdiki yerine geldiği an, acı içinde öleceğim. Bağışlanmak için yıllarca çalışmalıyım. Dizlerim kanamalı, avuçlarım sızlamalı.

Hiç yaşamasaydık?

Ben, en karanlıkta bile bana acı veren şeyi duyumsayabiliyorum. Bir perde çektiğimde çığlık çığlığa anıyor geçmişimi. Ellerimin arasına bir düşmanı boğar gibi aldığımda kulaklarımı, gözlerim kapanık, o bir kamayı büyük bir kuvvetle kafamın tam tepesine vuruyor vuruyor vuruyor. İnanır mısınız, görmüyorsunuz ama kan içindeyim. 

Yazdığımda bitecek her şey.

Her şey. Güllerin şafak vaktindeki kokusu, bir aile babasını ayartan fahişeden başkaca ne? Ben kanmayacağım bu şeytani güzelliğe. Gitmek nasıl yakışır bir adama, bu kadar mı güzel olur sessizlik, o edaya hayret edeceksiniz.

Ya kuşlar?

Yürüyerek. Yukarıdan baktığım olmadı mı hiç? Bende biriken bir sahtekâr yalvaç kibri var. O ki, ona en çok kendisi inanmıştır. Bu çoğu zaman cesareti kırar. Bahse konu oyuncu, en çok kendisi söz konusu olduğunda korkak kesilir, el atamaz ne boğazına ne bileklerine. Ama beni bana düşman ediyor. Kin ediyorum, kusacağım.

Cânım, sevdiğim 
Ya kuşlar?

Anmaya değer güzel bir şey yok. Beni bağışla. Hiç olmazsa sen bağışla.

Yorumlar

Popüler Yayınlar